92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması
Lisan : Fransızca ankylose
Telaffuz : l ince okunur
1. teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , `hiçbir şey anlamadım` anlamında kullanılan bir söz
1. isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , Zekâ
anlam aykırılığı, anlam bayağılaşması, anlam bilimi, anlam bilimsel, anlam daralması, anlam değişmesi, anlam genişlemesi, anlam iyileşmesi, anlam kayması, anlam kötüleşmesi, bağlamsal anlam, eş anlam, ikiz anlam, bir anlamda
1. isim , isim , dil bilimi , dil bilimi , isim , isim , dil bilimi , dil bilimi , Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör
2. mantık , mantık , mantık , mantık , Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey
1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Karşıt anlamlı kelimelerin, sözlerin bir araya gelmesi
1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Anlam kötüleşmesi
1. isim , isim , isim , isim , Dili anlam açısından inceleyen bilim dalı, semantik
1. bir cümleden veya metinden yeni ve değişik bir anlam yakalamak
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , yersiz ve gereksiz bir yargıya varmak, yanlış değerlendirmek; bir söze, söyleyenin aklından geçmeyen bir anlam vermek
1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Geniş kavramları olan bir kelimenin, bu kavramlar içinden tek bir anlam bildirmesi durumu, genel bir anlamdan özel bir anlama geçiş
1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Anlamın daralması, genişlemesi, kayması veya bayağılaşması
1. Göl adı olan `Terkos`un, `musluk suyu` anlamında kullanılması anlam değişmesine bir örnektir.
1. Göl adı olan `Terkos`un, `musluk suyu` anlamında kullanılması anlam değişmesine bir örnektir.
1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Dar bir anlamda kullanılan bazı kelimelerdeki anlamın ilgili kavramlara yayılması
1. Baş kelimesinin `kafa` anlamından anlam genişlemesiyle her meslek ve kuruluştaki `üst aşama` anlamını bildirmesi gibi.
1. Baş kelimesinin `kafa` anlamından anlam genişlemesiyle her meslek ve kuruluştaki `üst aşama` anlamını bildirmesi gibi.
1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Kötü ve olumsuz anlamı olan bir kelimenin zamanla iyi anlam kazanması
1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Yeni bir anlam vermek üzere kelimelerin gerçek anlamlarından kayarak kalıplaşmaları
1. Dil dökmek, ağız yoklamak.
1. Dil dökmek, ağız yoklamak.
1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Anlamı iyi ve olumlu olan bir kelimenin zamanla kötü veya kötüye doğru giden bir anlam kazanması, anlam bayağılaşması
tam anlamıyla
1. isim , isim , isim , isim , Anlamak işi, anlamaklık, kavrama, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf
1. Lavabonun aynasında yorgun bir suratla kendini anlamaya çalışan bu adama bakıyorum.
1. Lavabonun aynasında yorgun bir suratla kendini anlamaya çalışan bu adama bakıyorum.
2. felsefe , felsefe , felsefe , felsefe , Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme
1. -i , -i , -i , -i , Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak
1. Yıldızın hemen altında, namluya benzer bir başka şekil var, bunun bir tabanca olduğunu anlamakta gecikmiyorum.
1. Yıldızın hemen altında, namluya benzer bir başka şekil var, bunun bir tabanca olduğunu anlamakta gecikmiyorum.
2. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek
3. Sorup öğrenmek
4. Doğru ve yerinde bulmak
1. Hani bunu anladık ama!
1. Hani bunu anladık ama!
5. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek
1. Kabul etmeyeceğini ben daha o gün anlamıştım.
1. Kabul etmeyeceğini ben daha o gün anlamıştım.
6. -den , -den , -den , -den , Bir şey hakkında bilgisi bulunmak
1. Hele bir de denizcilikten anlamıyorsanız su üstünde bahadırlık göstermek yerine beceriksizlik göstereceksiniz demektir.
1. Hele bir de denizcilikten anlamıyorsanız su üstünde bahadırlık göstermek yerine beceriksizlik göstereceksiniz demektir.
7. nesnesiz , nesnesiz , -den , -den , nesnesiz , nesnesiz , -den , -den , Yarar sağlamak
1. Bu ilaçtan hiçbir şey anlamadım.
1. Bu ilaçtan hiçbir şey anlamadım.