Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
anketçilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anketçinin yaptığı iş, anketörlük


anketör
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anketçi


Lisan : Fransızca enquêteur

anketörlük
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anketçilik


ankiloz
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması


Lisan : Fransızca ankylose

Telaffuz : l ince okunur

anladımsa arap olayım
Anlamı:

1. teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , `hiçbir şey anlamadım` anlamında kullanılan bir söz


anlak
Anlamı:

1. isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , Zekâ


anlaklı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Zeki


anlam

İlgili Kelimeler:

anlam aykırılığı, anlam bayağılaşması, anlam bilimi, anlam bilimsel, anlam daralması, anlam değişmesi, anlam genişlemesi, anlam iyileşmesi, anlam kayması, anlam kötüleşmesi, bağlamsal anlam, eş anlam, ikiz anlam, bir anlamda

Anlamı:

1. isim , isim , dil bilimi , dil bilimi , isim , isim , dil bilimi , dil bilimi , Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör

2. mantık , mantık , mantık , mantık , Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey


anlam aykırılığı
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Karşıt anlamlı kelimelerin, sözlerin bir araya gelmesi


anlam bayağılaşması
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Anlam kötüleşmesi


anlam bilimci
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anlam bilimi ile uğraşan kimse


anlam bilimi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dili anlam açısından inceleyen bilim dalı, semantik


anlam bilimsel
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Anlam bilimi ile ilgili, semantik


anlam çıkarmak
Anlamı:

1. bir cümleden veya metinden yeni ve değişik bir anlam yakalamak

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , yersiz ve gereksiz bir yargıya varmak, yanlış değerlendirmek; bir söze, söyleyenin aklından geçmeyen bir anlam vermek


anlam daralması
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Geniş kavramları olan bir kelimenin, bu kavramlar içinden tek bir anlam bildirmesi durumu, genel bir anlamdan özel bir anlama geçiş


anlam değişmesi
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Anlamın daralması, genişlemesi, kayması veya bayağılaşması

Örnek:

1. Göl adı olan `Terkos`un, `musluk suyu` anlamında kullanılması anlam değişmesine bir örnektir.

1. Göl adı olan `Terkos`un, `musluk suyu` anlamında kullanılması anlam değişmesine bir örnektir.


anlam genişlemesi
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Dar bir anlamda kullanılan bazı kelimelerdeki anlamın ilgili kavramlara yayılması

Örnek:

1. Baş kelimesinin `kafa` anlamından anlam genişlemesiyle her meslek ve kuruluştaki `üst aşama` anlamını bildirmesi gibi.

1. Baş kelimesinin `kafa` anlamından anlam genişlemesiyle her meslek ve kuruluştaki `üst aşama` anlamını bildirmesi gibi.


anlam iyileşmesi
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Kötü ve olumsuz anlamı olan bir kelimenin zamanla iyi anlam kazanması


anlam kayması
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Yeni bir anlam vermek üzere kelimelerin gerçek anlamlarından kayarak kalıplaşmaları

Örnek:

1. Dil dökmek, ağız yoklamak.

1. Dil dökmek, ağız yoklamak.


anlam kötüleşmesi
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Anlamı iyi ve olumlu olan bir kelimenin zamanla kötü veya kötüye doğru giden bir anlam kazanması, anlam bayağılaşması


anlam vermek
Anlamı:

1. kendince bir yargıya varmak, yorumlamak


anlama

İlgili Kelimeler:

tam anlamıyla

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anlamak işi, anlamaklık, kavrama, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf

Örnek:

1. Lavabonun aynasında yorgun bir suratla kendini anlamaya çalışan bu adama bakıyorum.

1. Lavabonun aynasında yorgun bir suratla kendini anlamaya çalışan bu adama bakıyorum.

2. felsefe , felsefe , felsefe , felsefe , Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme


anlamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak

Örnek:

1. Yıldızın hemen altında, namluya benzer bir başka şekil var, bunun bir tabanca olduğunu anlamakta gecikmiyorum.

1. Yıldızın hemen altında, namluya benzer bir başka şekil var, bunun bir tabanca olduğunu anlamakta gecikmiyorum.

2. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek

3. Sorup öğrenmek

4. Doğru ve yerinde bulmak

Örnek:

1. Hani bunu anladık ama!

1. Hani bunu anladık ama!

5. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek

Örnek:

1. Kabul etmeyeceğini ben daha o gün anlamıştım.

1. Kabul etmeyeceğini ben daha o gün anlamıştım.

6. -den , -den , -den , -den , Bir şey hakkında bilgisi bulunmak

Örnek:

1. Hele bir de denizcilikten anlamıyorsanız su üstünde bahadırlık göstermek yerine beceriksizlik göstereceksiniz demektir.

1. Hele bir de denizcilikten anlamıyorsanız su üstünde bahadırlık göstermek yerine beceriksizlik göstereceksiniz demektir.

7. nesnesiz , nesnesiz , -den , -den , nesnesiz , nesnesiz , -den , -den , Yarar sağlamak

Örnek:

1. Bu ilaçtan hiçbir şey anlamadım.

1. Bu ilaçtan hiçbir şey anlamadım.


anlamaklık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anlama, kavrama


anlamamazlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , 343 anlamazlık